in

Holiganlık ve Spor

Sahalarda sık sık ; ‘’ölmeye ölmeye geldik’’ gibi sloganları sık sık duymaktayız. Bu sonuçta bir spor oyunudur. Yenmekte var yenilmekte. Önemli olan engin spor hoş görüsü ile sporun güzelliklerini görmek ve neticeye bakmaksızın her türlü sonuçtan zevk alabilmektir. Bir spor oyununu ölmekle, ölüme gidişle ve buna benzer terminoloji ile dile getirmek fanatizm ve holiganlıktır. Ama bana sorarsanız da güzeldir 🙂

Mesela bir Beşiktaş maçına gittiğimde çArşı ile iç içe veya Adana Demirspor maçına gittiğimde şimşekler grubuyla durup maç izlemek yerine tezahürat etmek güzeldir ve bence çok güzeldir.

Fanatizm, takıntılı bir coşku, kontrolsuz bir heyecan eşliğinde, bir davaya, politikaya, bir konuya ya da bir spora, genel sosyal normları hiçe sayacak derecede aşırı bağlanma halidir. Bir diğer deyişle psikopat derecesinde bencilliktir. Herhangi bir nesne ya da olgu ya bağımlılığın fanatizm olup olmadığını anlamak için eleştiriye tahammül durumuna bakmak lazım. Eğer eleştiriyi tolere edemiyorsa yani eleştiriye dayanamıyorsa ve tepki gösteriyorsa bu bağımlılık fanatizmdir. Eleştiriyi kabul etmese bile akli selim ile dinleyebiliyorsa ve tepki vermiyorsa bunun adı fanatizm değildir. Dolayısıyla bir şeyi heyecanlı ve coşkulu tarzda sevmek onu desteklemek eleştiriye açık olmak şartı ile fanatizm değildir. Ancak burada şunu söyliyelim ki, sağduyulu olmayan ve hakeret içeren eleştirilere tepki göstermek fanatizm değildir. Fanatik kişi, farklılığın bir zenginlik olduğunu bilmez o peşinden koştuğu sabit fikrinden asla ödün vermez. Buradaki esas olay, bir dava peşinden gitsek bile o davaya eleştirisel mesafeye sahip olup olmadığımızdır. Fanatik kişi de hiç bir esnekliği olmayan sabit fikirlilik söz konusudur. Doğru bildiği ya da sandığı şeye tüm bedeni ruhu tüm hayatı ile sıkı sıkıya bağlıdır. Adeta o şeyle kendini özdeşleştirmiştir. O varsa kendi var o yoksa kendisi de yok gibi düşünür. Takımı kötü sonuç aldığında; hayatın sonu gelmiş gibi her şey bitmiş. artık hayatın bir anlamı kalmadı gibi düşünebilir. Ki ben çok düşündüm ve düşünmekten de haz alıyorum. 🙂

Normalde skora endeksli bir taraftarlık olmamalıdır. Sonuç ne olursa olsun seyirden ve rekabetten zevk almaya çalışmalıyız. Spordaki güzelliklere odaklanmalı, eğer bir futbol takımına sempatimiz varsa maçların üç ihtimalli sonuçlar verdiğini ve her sonucu kabullenmemiz gerektiğini düşünmeliyiz. Özellikle spor yorumcularının da skora yönelik değil oyundaki güzellikleri ve spor ahlakını öne çıkaran bir anlayışı öne almaları gerekmektedir. TARAFSIZ olarak her zaman kabulümdür..

İlerleyen günlerde türkiye ve dünyadaki taraftar gruplarınıda yazacağım..

Comments

Leave a Reply
  1. Evet gökhan bey, bende bi futbol taraftarı olarak yeri geldiğinde kendimizden geçiyoruz ve söylediğiniz gibi skor ne olursa olsun… formaya sevdamız vardır

Alican Köksal için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Michael Jordan Hayatı Ve Sözleri

Yaşam Koçu Kimdir?